ÖDERO BLOG
Pazarlama Rehberi
Startup, yenilikçi biri ürün veya iş fikrini tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir bir iş modeliyle hayata geçirmeyi amaçlayan şirkettir. Genellikle belirsizlik koşullarında kurulur ve hızlı büyümeyi hedefler. Bir ihtiyaca cevap vermek veya bir sorunu çözmek gibi somut sonuçlar sunması gereken startup’lar, başarılı olduklarında global ölçeğe ulaşabilirler.
Bir şirketin startup olarak adlandırılabilmesi için taşıması gereken başlıca özellikler şöyledir:
Startup’lar; esnek yapıda, deneysel tarzda ve büyüme odaklıdır. Geleneksel işletmelerde ise odak daha çok istikrar ve kârlılık eksenindedir. Geleneksel işletmelerde net bir iş planı vardır, fakat startup’larda deneme-yanılma kültürü mevcut olduğu için plan çalışma sürecinde test sonuçlarına göre gelişir.
KOBİ’ler de geleneksel işletmelerle aynı özelliklere sahiptirler, dolayısıyla farklar da aynı düzeydedir. Startup’lar yeni bir çözüm üretmeye çalışırken KOBİ’ler mevcut çözümleri satmaya devam eder. Ayrıca KOBİ’ler çoğunlukla yerel pazarda kalır, startup’lar ise globale açılır.
Temel özelliklere sahip şirketler, sektörleri fark etmeksizin startup olarak adlandırılabilirler. Fakat yine de startup’ları türlerine göre ayırmak mümkündür. Başlıca startup türleri şöyledir:
Bir startup’ın başarılı olması için bazı özelliklere sahip olması gerekir. Aynı zamanda bu özellikler, klasik bir şirketle startup’ı ayıran detaylar da içerir. Geleneksel yönetim anlayışından ayrışan, yenilikçi ve müşteri problemlerine dönük bir startup daha başarılı olur. Başarılı olmak için gereken diğer özellikler şu şekildedir:
Startup kurmak oldukça detaylı ve uzun bir süreçtir. Öncelikle altyapının sağlam kurulması ve olası risklerin göze alınması gerekir. Çünkü bir startup başarılı olana kadar çok sayıda başarısızlık ve kayıp yaşayabilir. Kuruluş sürecinde her aşama ayrı ayrı ele alınmalı ve tüm detaylar göz önünde bulundurulmalıdır. Startup kurmanın temel adımlarını ise şöyle açıklayabiliriz:
Öncelikle bir fikir geliştirilmelidir ve bu fikir, gerçek anlamda bir probleme çözüm sunmalıdır. Yani halihazırda var olan bir çözümü tekrar piyasaya sürmek startup için yeterli değildir. Olmayan, yetmeyen veya daha önce başarısız olmuş bir fikri startup için kullanmak gerekir. Bu fikrin pazarda test edilmesi ve doğrulanması da önemlidir.
Her konuda olduğu gibi bu konuda da pazar araştırması oldukça önemli bir adımdır. Hedef müşteri, rakipler ve pazar büyüklüğü bu aşamada analiz edilir. Analiz sonuçlarına göre startup’ın yapısı şekillendirilir.
İş modeli canvas oluşturmak, startup’ın başlangıç noktasını belirlemek ve gideceği yolu çizmek için gereklidir. Gelir modeli, değer önerisi, müşteri segmentleri ve maliyet yapısı bu aşamada netleştirilir.
MVP yani en basit ama işlevsel versiyondaki ürün, bu aşamada geliştirilir. Daha fazla yeniliğe ve gelişime açık olan ürün, deneme amacıyla kullanıcıya sunulur. Geri bildirimler doğrultusunda geliştirilerek ideal haline getirilir.
Tabii işin bir de resmi süreci vardır. Startup kuruluşlarının da yasal olarak eksiksiz olması gerekir. Bu aşamada resmi olarak bir şirket kurulur. Vergi gibi yasal yükümlülükler yerine getirilir.
Startup’lar, yatırımlarla büyüyen ve gelişen oluşumlardır. Dolayısıyla yatırım fırsatı oluşturmak her zaman önemlidir. Aynı zamanda yatırım süreçlerinde de adım adım ilerlemek gerekir. Startup’ların yatırım aşamaları genellikle şöyle ilerler:
Startup’lar genellikle fikri olan bir girişimci ile yatırımcının bir araya gelmesiyle kurulur. Kuruluş maliyeti ortalama seviyede olsa da gelişim ve devamlılık için önemli ölçüde finansman gerekebilir. Bu durumda başvurulabilecek birçok farklı kaynak mevcuttur.
Melek yatırımcılar genellikle girişimcilik konusunda başarılı kişilerdir. Erken aşama startup’lara yatırım yapmayı tercih ederler. Çoğunlukla fikir veya MVP aşamasındaki startup’lara yönelip büyümeye destek olurlar.
Girişim sermayesi, startup’lara yatırım yapan kurumsal yatırım kuruluşlarından gelen finansmandır. Bu kurumsal firmalar sadece yatırımla kalmaz, startup’ların büyüme planlarına da dahil olurlar. Global pazara açılmanın temellerini atmak için ek destekler sunarlar.
Kitle fonlaması, daha çok fikir aşamasında başvurulan bir finansman kaynağıdır. Bu yöntemde startup’lar, çok sayıda bireyden küçük tutarlarda fon toplarlar. Tanıtılan ürüne güvenen kişiler, gelecekte kâr elde etme amacıyla bu küçük yatırımları yaparlar.
Hızlandırıcı ve kuluçka programları, aslında çok sınırlı finansmanlar sunarlar. Fakat en az finansman kadar önemli birçok konuda destek sundukları için maliyet avantajı sağlarlar. Finansmana ek olarak eğitim, mentorluk, ofis alanı, teknik destek ve benzeri konularda startup’lara destek olurlar.
Devlet destekleri ve hibeler de her zaman startup’ların başvurdukları bir finansman kaynağı olmuştur. Çünkü bu destekler geri ödemesiz, faizsiz geri ödemeli veya düşük faizli geri ödemeli olur. Ayrıca rahat ödeme planları da sunulduğundan startup’lar için oldukça faydalıdır.
Bootstrapping olarak adlandırılan öz kaynak finansmanı, startup’ın dışarıdan yatırım ve finansman almadan ilerlemesini ifade eder. Bu yöntemde yatırımcı da finansman kaynağı da kurucu ekiptir. Öz kaynak finansmanında yönetimin ve kârın dışarıyla paylaşılmaması bir avantajdır, fakat büyüme hızı daha yavaştır.
Ülkemiz startup konusunda oldukça zengindir. Hemen her yıl birçok startup ortaya çıkarken özellikle başarılı olanlar kısa sürede yurt dışına açılmışlardır. Ayrıca yerli ve yabancı girişimcilerin satın aldığı, yüksek exit değerine sahip startup’lar da mevcuttur.
Unicorn şirket, 1 milyar dolar değerlemeye ulaşan startup’lara verilen isimlerdir. Bu anlamda Türkiye’de akla ilk gelen örneklerden biri Getir’dir. E-ticaret alanında global bir markaya dönüşen Trendyol da bir unicorn şirkettir. Oyun sektöründe son derece etkili olan ülkemizden Peak Games ve Dream Game gibi unicorn şirketler de çıktı.
Ülkemizde başarılı çıkış yani exit yapan startup örneklerini görmek de mümkün. Bunlardan biri, alanında global başarı yakalamış olan Yemeksepeti’dir. Aynı şekilde Peak Games de yüksek exit tutarı ile öne çıkan startup’lar arasındadır.
Bu firmalar, pazardaki problemlere net çözümler sunarak başarılı olmuşlardır. Benzer bir süreç, inovatif şirketlerde de görülür. Startup olmayan fakat yenilikçi çözümler sunan şirketler, inovasyon alanında dikkat çeker. Bu şirketler de başarıları ve aldıkları yatırımlarla bilinir. İnovasyon hakkında daha detaylı bilgiler için “İnovasyon Nedir ve Çeşitleri Nelerdir?” başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.
Startup kurmak için gereken sermaye, çok sayıda faktöre bağlı olarak değişir. İş fikrinin niteliği, problemin büyüklüğü, çözümün verimliliği ve faaliyet gösterilecek alan gibi birçok detay, gerekli sermaye tutarını etkiler.
Hayır, her yeni işletme startup değildir. Bir işletmenin startup olması için mevcut bir probleme net ve somut bir çözüm sunup bunu sürdürülebilir hale getirmesi gerekir.
Türkiye’de startup kurmak için öncelikle bir iş fikri bulmak ve bunu test etmek gerekir. Ardından gerekli yasal süreçler tamamlanmalı, başlangıç ürün geliştirilerek kullanıcıya sunulmalı ve yatırım destekleriyle bu ürün zamanla geliştirilmelidir.
Startup’a yatırımcı bulmak için öncelikle başarısı doğrulanmış bir ürün gerekir. Yani sadece iş fikrine yatırımcı bulmak oldukça zordur. Ayrıca ürünü iyi anlatan etkili bir sunum yapmak da önemlidir. Bu süreçte melek yatırım ağları, girişim sermayesi fonları ve demo day etkinliklerine başvuru yapılabilir.
Unicorn startup, piyasa değeri 1 milyar doların üzerine ulaşmış şirketlere verilen isimdir. Genellikle bu değere ulaşmaları geleneksel şirketlere göre daha kısa sürer.
Startup çalışanları, piyasa ortalamasına göre düşük maaşlar alabilirler. Bu tür şirketlerin çalışanları genellikle kurucular ve ortaklar olduğu için maaş yerine hisse opsiyonu da kullanılır.
E-ticaret dünyasını adım adım keşfetmek için diğer blog yazılarımızı inceleyebilirsiniz.